15 Kasım 2015 Pazar

Stoktan Çıkan Dersler


BJK Sportif AŞ’nin 2015 yıllık mali tablosunun dipnotlarında bağımsız denetçi kuruluş:

“Beşiktaş Sportif tarafından söz konusu depolar arasındaki transferlere ait tarafımıza ilgili stokları tevsik edecek bir döküman sunulamadığından söz konusu stok farkına ilişkin 2.489.254 TL tutarındaki stok kaleminin varlığını doğrulayabilmemiz mümkün olmamıştır.” diye şartlı görüş bildirmiş.

Bir bağımsız denetçi kuruluşun bir anlamda müşterisi hakkında böyle olumsuz bir görüşü mali tablolarına yazdırması az rastlanır çok önemli bir olaydır. Yazmamak için elinden geleni yapmış ama başka çaresi kalmadığı için yazmıştır büyük ihtimalle.

Ya gerçekten bu stoğu gösteremiyorsunuzdur ve işletmede suistimal vardır ya da kurumsal işleyişteki aksaklıklar ciddi düzeydedir. Neyse ki Denetim Kurulu raporundan öğrendik ki suistimal değil ve kurumsal bir aksaklık varmış.Ama ne yazık ki ikisi de aynı yere çıkar: Kötü kurumsal yönetim.

Bağımsız denetçi kuruluşun mali tablolara düştüğü not sayesinde haberdar olabildiğimiz bu skandal aksaklık bize, artık çok büyük iktisadi büyüklüklere ulaşan İnşaat AŞ,İktisadi İşletmeler AŞ,Basketbol AŞ ve Kulübün mali tablolalarının da BJK Futbol Yatırımları AŞ’de olduğu gibi yıllık olarak değil üçer aylık dönemlerde UFRS’ye uygun olarak hazırlanmasını ve bağımsız denetime tabi tutulmasının önemini de gösteriyor.Bu tablolar artık UFRS'ye uygun olarak hem solo hem de konsolide olarak hazırlanmalı ve BJK Denetim Kurulu ile paylaşılmalı.

Tabloların bu şekilde hazırlanmasını ve bağımsız denetime tabi tutulmasını istemek yönetim hakkında kuşkularımız  ya da iddialarımız var anlamına gelmez.Bu, daha şeffaf bir Beşiktaş için atılması gereken bir adımdır.Başta Beşiktaş Divan Kurulu olmak üzere bütün Beşiktaşlılar bunun takipçisi olmalıyız.Yönetim Kurulu da zaten üyelerden gelecek talebe de gerek kalmadan kurumsallaşma ve çağdaşlaşma adına bu adımı kendisi atmalı.Şeffaflık ve kurumsallaşma hesap vermeyi kolaylaştıracağı gibi yönetim süreçlerini de daha kaliteli hale getiririr.

13 Kasım 2015 Cuma

Sonucu Bırakıp Sonucu Yaratan Koşullara Bakmak


Yine bir Divan Toplantısıyla birlikte Beşiktaş’ın Borç Rakamı Şenlikleri’ne hoşgeldiniz. “Borcumuz  500 milyonu aştı” günlerinden “Borcumuz bir milyarı aştı” günlerine geldik ama “borcumuz nedir” konusundaki tartışmalar hiç dinmedi.

Bu konudaki kafa karışıklıklarını gidermek üzere ben de bazen talep üzerine bazen de kendi kendime topa girip hesap kitap yaptım ve bazı mecralarda bu tartışmalara katıldım.İnsanın gönül verdiği kulübünün “Borcu ne kadar oldu?” ve “Acaba batıyor mu?” diye hesaplara girişmesi kadar da acıtıcı bir şey yok.Sevdiğin insanın kredi kartı borçlarını düşünmek gibi bir şey.İşin kutsiyetine aykırı.Taraftar olmak irrasyonel olmaktır.Üşenmeden deplasmanlara gitmek,son dakikada atılan golle gözlerden gelen yaşa hakim olamamak ya da kötü sonuçlanan bir maçın ardından sabahlara kadar uyuyamamaktır.Bir taraftar olarak bu tartışmaların ve hesapların içine girince insan elinde olmadan kirlendiğini hissediyor.Ama sussan olmuyor susmasan olmaz...

Rakamların detayına artık girmeyeceğim.Beşiktaş’ın varolan  Denetleme Kurulu’nun raporlarındaki rakamların muhasebenin prensiplerine ve genel kabul görmüş tanımlara uygun olduğunu düşünüyorum.Bu rakamı baz olarak alıp artık bu rakam tartışmasını bir kenara bırakmak lazım.Zaten hangi yöntemle alırsanız alın  değişmeyen gerçek borçların artış hızıdır.Yani baştan beri çok farklı hesaplama yöntemleri ile  dile getirilen rakamları logaritmik ölçüye indirgerseniz bugün hepsinin aynı yerde olduğunu görürsünüz.

Şimdi artık bunları değil bunun altından nasıl kalkarız ve bir daha bu dönemleri tekrar etmemek için mali disiplini nasıl sağlarız diye konuşmamız lazım.Yapılması gerekenlerin başında da tüzük değişikliği ve başta genel kurul olmak üzere yönetim kurulu,denetleme kurulu ve divan kurulunun etkin çalışması geliyor.Bir kez daha yineliyorum:Beşiktaş Divan Kurulu rakam tartışmalarını bir kenara bırakıp etkin ve kapsamlı bir tüzük tadil çalışmasının hazırlıklarını yapmalı.

Daha önceki yazılarımda mali disiplin konusunda tüzüğümüzdeki eksik ve gri alanlara dikkat çekmiştim.Futbol faaliyetlerinin halka açık bir şirkete devir edilmiş olması  nedeniyle BJK Genel Kurulu’nun kulübün faaliyetleri  üzerindeki denetim ve gözetim gücünü yitirmiş olması acilen giderilmesi gereken bir husus.Halka açıldıktan sonra kopan bağın ve TTK,SPK ve Dernekler Kanunu arasında kalan boşlukların tüzük değişikliği ve tüzüğün yetmediği yerlerde yönetmeliklerle onarılması gerekiyor.

Mali disiplinin sağlanması için:

·         Bütçenin tanımı,

·         Bütçenin giderlerinin, gelirlerinin toplamını aşamayacağı,

·         Bütçe ödeneklerinde aşım yetkisi ve sınırları,

·         Borçlanma yetkisi ve sınırları,

·         Dönem içinde varsa bir taşınmaz yatırımı bunun  ayrıntılı gerekçeleri,maliyeti,ne kadar sürede bitirileceği ve nasıl finanse edileceği detaylı biçimde ortaya konması gerektiği ve eğer yatırım belirlenen bir kaynağın girişi koşuluna bağlanmış ise, söz konusu kaynak girişi olmadan yatırım harcaması yapılamayacağı,

·         Bölümler ve fasıllar arasında aktarım yetkisi ve sınırlarının,

 
tüzük ve yönetmeliklerle netleştirilmesi ve icranın bunlara uygunluğunun etkin denetlenmesi gerekiyor.

Yönetim Kurullarının, Genel Kurul’dan aldığı yetkiyle,Genel Kurulu temsilen hem BJK Futbol Yatırımları AŞ’yi hem de amatör şubeler ve iktisadi işletmeleri yine Genel Kurul’un onlara çizdiği çerçeve içinde yönetmesini sağlayamazsak biz bu borç tartışmalarını daha çok yaparız.