Yine bir Divan Toplantısıyla birlikte Beşiktaş’ın Borç
Rakamı Şenlikleri’ne hoşgeldiniz. “Borcumuz
500 milyonu aştı” günlerinden “Borcumuz bir milyarı aştı” günlerine
geldik ama “borcumuz nedir” konusundaki tartışmalar hiç dinmedi.
Bu konudaki kafa karışıklıklarını gidermek üzere ben de
bazen talep üzerine bazen de kendi kendime topa girip hesap kitap yaptım ve
bazı mecralarda bu tartışmalara katıldım.İnsanın gönül verdiği kulübünün “Borcu
ne kadar oldu?” ve “Acaba batıyor mu?” diye hesaplara girişmesi kadar da
acıtıcı bir şey yok.Sevdiğin insanın kredi kartı borçlarını düşünmek gibi bir şey.İşin kutsiyetine aykırı.Taraftar olmak irrasyonel olmaktır.Üşenmeden deplasmanlara
gitmek,son dakikada atılan golle gözlerden gelen yaşa hakim olamamak ya da kötü
sonuçlanan bir maçın ardından sabahlara kadar uyuyamamaktır.Bir taraftar olarak
bu tartışmaların ve hesapların içine girince insan elinde olmadan kirlendiğini
hissediyor.Ama sussan olmuyor susmasan olmaz...
Rakamların detayına artık girmeyeceğim.Beşiktaş’ın
varolan Denetleme Kurulu’nun
raporlarındaki rakamların muhasebenin prensiplerine ve genel kabul görmüş tanımlara
uygun olduğunu düşünüyorum.Bu rakamı baz olarak alıp artık bu rakam
tartışmasını bir kenara bırakmak lazım.Zaten hangi yöntemle alırsanız alın değişmeyen gerçek borçların artış
hızıdır.Yani baştan beri çok farklı hesaplama yöntemleri ile dile getirilen rakamları logaritmik ölçüye
indirgerseniz bugün hepsinin aynı yerde olduğunu görürsünüz.
Şimdi artık bunları değil bunun altından nasıl kalkarız ve
bir daha bu dönemleri tekrar etmemek için mali disiplini nasıl sağlarız diye konuşmamız
lazım.Yapılması gerekenlerin başında da tüzük değişikliği ve başta genel kurul
olmak üzere yönetim kurulu,denetleme kurulu ve divan kurulunun etkin çalışması
geliyor.Bir kez daha yineliyorum:Beşiktaş Divan Kurulu rakam tartışmalarını bir
kenara bırakıp etkin ve kapsamlı bir tüzük tadil çalışmasının hazırlıklarını yapmalı.
Daha önceki yazılarımda mali disiplin konusunda
tüzüğümüzdeki eksik ve gri alanlara dikkat çekmiştim.Futbol faaliyetlerinin
halka açık bir şirkete devir edilmiş olması
nedeniyle BJK Genel Kurulu’nun kulübün faaliyetleri üzerindeki denetim ve gözetim gücünü yitirmiş
olması acilen giderilmesi gereken bir husus.Halka açıldıktan sonra kopan bağın ve
TTK,SPK ve Dernekler Kanunu arasında kalan boşlukların tüzük değişikliği ve tüzüğün
yetmediği yerlerde yönetmeliklerle onarılması gerekiyor.
Mali disiplinin sağlanması için:
·
Bütçenin tanımı,
·
Bütçenin giderlerinin, gelirlerinin toplamını aşamayacağı,
·
Bütçe ödeneklerinde aşım yetkisi ve sınırları,
·
Borçlanma yetkisi ve sınırları,
·
Dönem içinde varsa bir taşınmaz yatırımı bunun ayrıntılı gerekçeleri,maliyeti,ne kadar sürede
bitirileceği ve nasıl finanse edileceği detaylı biçimde ortaya konması
gerektiği ve eğer yatırım belirlenen bir kaynağın girişi koşuluna bağlanmış
ise, söz konusu kaynak girişi olmadan yatırım harcaması yapılamayacağı,
·
Bölümler ve fasıllar arasında aktarım yetkisi ve
sınırlarının,
tüzük ve
yönetmeliklerle netleştirilmesi ve icranın bunlara uygunluğunun etkin denetlenmesi
gerekiyor.
Yönetim
Kurullarının, Genel Kurul’dan aldığı yetkiyle,Genel Kurulu temsilen hem BJK
Futbol Yatırımları AŞ’yi hem de amatör şubeler ve iktisadi işletmeleri yine
Genel Kurul’un onlara çizdiği çerçeve içinde yönetmesini sağlayamazsak biz bu borç
tartışmalarını daha çok yaparız.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder